futbol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
futbol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Aslan Sampiyonluga Kosuyor..!




İlk yarısında taraftarların gol izleyemediği maçın 39. dakikasında kırmızı kart gören Yiğit İncedemir takımının 10 kişi kalmasına neden oldu.
İkinci yarıda oyuna Aydın Yılmaz'ı alan Fatih Terim, çok geçmeden de bu değişikliğin meyvesini aldı. Ceza sahası içinde dripling yaptığı sırada düşürülen genç oyuncu takımına penaltı kazandırdı. 47. dakikada topun başına geçen Selçuk İnan, takımını 1-0 öne geçirdi.
1 kişi eksik oynayan Manisaspor kalan bölümde fazla bir direnç gösteremedi ve Sarı-Kırmızılılar'ın golleri arka arkaya geldi.
77. dakikada ceza sahası dışından şık bir gol atan Selçuk İnan farkı 2'ye çıkartırken, 83. dakikada kazanılan penaltı atışında topun başına bu sezon Galatasaray'ın gol atmayan tek yabancı oyuncusu Muslera geldi.
Kaleciyi ters köşeye yatıran Urugaylı, skoru 3-0'a taşıdı.
Son sözü ise Aydın Yılmaz'ın kale cizgisine indirdiği topu tamamlayan Baros söyledi. 4-0
Bu sonuçla lider Galatasaray puanını 77'ye yükseltirken,  Manisaspor 32 puanda kalarak Süper Lig'e veda etti.

Sabriye Yol Gozuktu..! Galatasay Biletini Kesti Gibi..!

Sabriye yol gözüktü gibi , Sivasspor maçına Aydının yerine dahil olan Sabri , Adeta maç boyunca taraftarın ve Fatih teimin tepkisini çekti. Daha sözleşmesi yenilenmeyen Sabri'ye sanki yol gözüktü gibi..!




Sivas’la oynanan kupa maçında sakatlanan Aydın’ın yerine ikinci yarıda oyuna giren Sabri, performansıyla saç-baş yoldurtmuştu. Bu değişikliğin Ümit Davala tarafından Fatih Terim’e tavsiye edildiği öğrenildi. Tecrübeli hocanın da önceki gün gerçekleşen idmanda oyuncular sahaya ısınmaya çıkarken Sarı-Kırmızılı futbolcuyu Davala’ya işaret ederek, “Al sana Sabri” dediği ve yaşadığı hayal kırıklığını esprili bir şekilde dile getirdiği belirlendi.  Bu arada sezon sonunda kontratı bitecek olan Sabri’ye henüz yeni sözleşme teklifi yapılmadı. 



Bu Zor Maçların Adamı..!



Beşiktaş’ın geçen sezon devre arasında renklerine bağladığı Simao Sabrosa, bu sezon ortaya koyduğu futbolla eleştiri oklarının hedefi olmuştu. Yoğun bir tempo içerisinde mücadele eden Siyah-Beyazlılar’da fazla varlık gösteremeyen ve sakatlıklarla boğuşan Portekizli futbolcunun takımdan gönderileceği iddiaları da su yüzüne çıkmıştı. Ancak Simao, zorluk derecesi yüksek karşılaşmalardaki oyunuyla teknik heyetin alkışını topladı. Geçen sezonki Galatasaray derbisinde ‘büyük maçların adamı’ olduğunun sinyallerini veren Simao, bu seneki Fenerbahçe karşılaşmasında da attığı golle dikkat çekmişti. Kadıköy’deki Fenerbahçe derbisinde de, mağlubiyete rağmen takımın ayakta kalan isimlerinden olan Simao, Braga’da da attığı golle Beşiktaş’ı rahatlattı.
‘Skor daha önemli’
Simao’nun son haftalardaki performansı, teknik direktör Carvalhal’ın da yüzünü güldürdü. Fiziksel açıdan eksikleri bulunduğunu ve yoğun bir maç temposuyla boğuştuklarını belirten Simao, “Bazı maçlarda iyi futboldan çok skor önemliydi. Braga da o tip karşılaşmalardan biriydi” dedi.











S. Braga - Beşiktaş Mucadelesi




Üst üste gelen kötü sonuçlarla krize giren Beşiktaş, bugün Avrupa Ligi’ndeki kader maçı olan Braga karşılaşmasına çıkıyor. Hilbert, İsmail Köybaşı ve Rüştü Reçber gibi ilk 11’in değişmez isimleri sakatlıkları nedeniyle forma giyemeyecek, ancak teknik direktör Carlos Carvalhal, Siyah-Beyazlılar’ı zafere taşıyacak planı hazırladı. Zorlu Braga deplasmanında yıldızlarına güvenen Portekizli hoca, uzun bir aradan sonra Quaresma, Simao, Fernandes ve Almeida’yı aynı anda sahaya sürecek. Tüm hücum organizasyonlarını bu dörtlü üzerine kuran Carvalhal, orta sahada Veli ve Ernst’le rakibin yaratıcı isimlerini kilitleyecek. Beşiktaş savunmasının ortasındaki ikili, Braga maçında da bozulmayacak. Yine Egemen Korkmaz ve Tomas Sivok defansın göbeğinde oynayacak. İsmail Köybaşı’nın yokluğunda solda genç Tanju Kayhan rakip ataklara ‘dur’ diyecek. Stoper önceliği olan İbrahim Toraman da defansın
sağında oynayacak.
‘Kanatları kullanacağız’
Öğrencileriyle yaptığı toplantıda, “Top bizde kalmalı, paslarla oyunu açmalıyız” diyen Carvalhal, özellikle Simao ve Quaresma’dan final paslarında dikkatli olmalarını istedi. Kanat organizasyonlarıyla Almeida’yı kullanmayı düşünen genç çalıştırıcı, mücadelenin gidişatına göre Mustafa Pektemek’i de sahaya sürmeyi planlıyor.
Muhtemel 11'ler:
Braga: Quimm, Salino, Douglao, Ewerton, Miguel Lopes, Mossoro, Custodio, Hugo Viana, Barbosa, Alan, Lima
Beşiktaş: Cenk, İ.Toraman, Sivok, Egemen, Tanju, Ernst, Veli, Fernandes, Quaresma, Simao, Almeida






 

 



Yazıya Gelince Büyüme

Mourinho Türkiyeye geliyor..!




Sinpaş GYO’nun marka yüzü olan ve Transfer Kampanyası ile dikkat çeken Jose Mourinho, şirketin düzenlediği Sürdürülebilir Başarı için Liderlik Konferansı’na katılmak üzere Şubat ayında Türkiye’ye gelecek. İlki 2009 yılında düzenlenen Sürdürülebilir Başarı İçin Liderlik Konferansının konukları ABD 42. Başkanı, William J.Clinton Derneği Kurucusu Bill Clinton ve Almanya 7. Başbakanı Şansölye Gerhard Schröder olmuştu.

2004 – 2005 ve 2005 – 2006 sezonlarında Uluslararası Futbol Tarihi ve İstatistikleri Federasyonu (IFFHS) tarafından dünyanın en iyi teknik direktörü seçilen Mourinho, şimdiye kadar çalıştırdığı futbol takımlarıyla altı lig şampiyonluğu, dört kupa şampiyonluğu, üç Süper Kupa, iki lig kupası, bir UEFA Kupası, iki UEFA Şampiyonlar Ligi kupası kazandı. Elde ettiği başarılarla kırılması zor bir rekora imza atan Mourinho, başarısının sırrını 27 Şubat 2012 tarihinde İstanbul Çırağan Kempinski’de ve 28 Şubat Ankara Sheraton Otel’de yapılacak Sürdürülebilir Başarı İçin Liderlik Konferansında anlatacak.

www.bedavamaclinklerin.blogspot.com

Bizi Kullanmasınlar...!




" ‘Cambaza bak’ taktiğiyle gündem değiştirmeye devam ediyorlar. Ama Galatasaray her zaman gereken cevabı vermiştir, yine verecektir"
Demirören’in istifasını istemekle kalmayacağım, eğer onun gibi düşünenler çoğunluktaysa, Kulüpler Birliği’ni de gözden çıkarabiliriz.
Fenerbahçe cephesinde önce Abdullah Kiğılı, ardından Cihan Kamer, Galatasaray’la ilgili olarak çarpıcı ifadeler kullanmıştı. Kamer son olarak, “Biliyorsunuz Galatasaray’ın Denizlispor-Fenerbahçe maçıyla ilgili yargıda olan bir davası var. Dönüp, ‘Ben bu işte yokum’ deme hakkı yok. Sizin Kayserispor maçınız var Amrabat’a talip oluyorsunuz, Manisa maçınız var Yiğit’e, Antalya maçından önce Necati’ye, İstanbul Belediye’den Doka ile Sivas’tan Grosicki’yle ilgili de benzer şeyler var. Bunların hepsi mi tesadüf? Ünal Aysal madem çok etik bir başkan, çıkıp, ‘Denizlispor-Fenerbahçe’ maçının incelenmesini istiyorum’ niye demiyor” açıklamasını yapmıştı.
‘Cihan Kamer, düşüncelerimi kanıtladı’
Bu sözler üzerine FANATİK olarak görüşlerine başvurduğumuz Galatasaray Başkan Yardımcısı Adnan Öztürk, “GS TV’ye yaptığım açıklamada, Galatasaray’a sataşmaların artarak devam edeceğini söylemiştim. Cihan Bey’in sözleri de, bu düşüncemin doğruluğunu kanıtlamış oldu. ‘Cambaza bak’ taktiğine devam ediyorlar. Esas problemi göstermeden, başka belgelerle gündem değiştirmeye çalışıyorlar. Galatasaray’a saldırarak kendi içinde bulundukları durumun vehametini gizlemeye çalışıyorlar. Yarınki (bugün) Kulüpler Birliği toplantısında da bu tür konuşmaların devam edeceğini tahmin ediyorum. Ama Galatasaray her zaman için gereken cevabı vermiştir, yine verecektir. Bizi kendi içinde bulundukları durumdan kurtulmak için kullanmaya kalkışmasınlar” dedi.
‘Açık açık cevap verin’ diyeceğim...
Yıldırım Demirören’in Kulüpler Birliği Başkanlığı’ndan istifasını isteyen ve geri adım atmayacağını da kaydeden Öztürk, farklı sorular da soracağını da dile getirip şöyle devam etti: “Toplantıda Demirören’in istifasını isteyeceğim gibi başka oylamaların yapılmasını da isteyeceğim. Kulüp başkanlarına, ‘Genel Kurul’da 58. madde  uygulansın kararı çıktı. Yeni başkandan bu kararı hemen uygulamasını istiyor musunuz’ diye soracağım. Ayrıca, ‘Açık açık cevap verin, mahkemenin sonucunu bekleyelim, gerekirse Avrupa’ya gitmeyelim diyen kaç kişi var’ diyeceğim. Ağırlıklı olarak ‘gitmeyelim, mahkeme sonucunu bekleyelim’ görüşü çıkarsa, Galatasaray olarak Kulüpler Birliği’ndeki durumumuzu tekrar gözden geçireceğiz, birlikten ayrılmak da seçeneklerimiz arasında olabilir” diye görüş bildirdi.

www.bedavamaclinklerin.blogspot.com

Başkan'a salvolar


Galatasaray eski İkinci Başkanı Mehmet Helvacı, Ünal Aysal'ın şike konusundaki sert sözlerini anlayamadığını söyledi. Helvacı, “Yasa tasarısının Levent Bıçakcı tarafından hazırlanması için Kulüpler Birliği ortak karar almıştı. Bu kararın altında yönetimin de imzası vardı” diye konuştu.

Sarı-Kırmızılılar’ın eski İkinci Başkanı Mehmet Helvacı, oldukça çarpıcı açıklamalar yaptı. FANATİK’e konuşan Helvacı, Ünal Aysal’ın televizyon programlarına bağlanarak 58. maddenin değiştirilmemesi için söylediklerini anlayamadığını belirtti. Helvacı, “Başkan’ın son çıkışlarını pek anlamadım. Çünkü Kulüpler Birliği’nin, Levent Bıçakcı’ya yaptırdığı ilk taslakta teşvik priminin suç olmaktan çıkarılması, şikenin cezasının da paraya çevrilmesi bulunuyordu. Eğer TBMM yasayı o haliyle kabul etseydi, şimdi ortada tartışacakları bir 58. madde dahi olmayacaktı. Bu yasa tasarısının Bıçakcı tarafından hazırlanması için, Kulüpler Birliği’nin ortak kararı vardır. Bu kararın altında da yönetimin imzası vardır. Şimdi çıkıp da böyle sert beyanatlar veriliyor. Sebebini anlamıyorum” diye konuştu.
‘Planlar tutmazsa...’
Hisse satışlarına da değinen Mehmet Helvacı, “Son Divan Kurulu toplantısında, Aysal hisse senetlerindeki durumun nisan ayı civarında hallolacağını söyledi. Başkanımızın lafına itibar etmek zorundayız. Ancak planlar tutmazsa, Galatasaray’ı çok zor günler bekliyor. Çünkü Galatasaray, hisselerinin operasyonel çoğunluğunu kaybetmiştir. Yüzde 51’in Galatasaray’da görünmesi, rasyonel bir çoğunluktur. Bazı kararların alınabilmesi için, yüzde 49’un içindeki hissedarların da onayı gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

Hakan Şükür'e açık mektup...


İddianame ne anlatıyor biliyor musunuz?

Tribünden gelip, başkan olunmuş. Tribünden gelip mafya lideri olunmuş.

Çünkü yönetimler yatırımı futbola değil, tribünlere yapmış.

İsviçre maçında olayların içinde olanlar burada yine varlar. Hem de akreditasyon kartıyla sahanın içinde var olanlar...

Yıllar önce Leeds cinayetlerini işleyenler bugün hâlâ tribündeler, deplasman uçaklarındalar...

Büyük kulüplerin ezeli rakiplerini tutanlar tribün liderleri olmuş...

Durum bu olunca bugün okuduklarımız sürpriz olmuyor.

Futbolcu başkan olamamış. Ama tribün lideri başkan olmuş.

Futbolcu piyon olmuş... Tribün futbolcuyu, hem de milli futbolcuyu dövmüş, sıkıştırmış, haraç almış...

Yönetimler onu sıkıştırmış, şike/teşvik yapılmış, menajer oyuncuya transferin yöntemi olarak şikeyi, teşviği göstermiş.

Oyuncuyu, hem de yabancı oyuncuyu maçta oynamaması için tehdit etmişler. Ya da teşvik etmişler...

Oyuncu sahipsiz kalmış... Savrulmuş bu garip düzenin içinde... Maaşını zamanında alamamış. Dava bile açamamış. Kimsenin parası filanca kulüpte kalmaz teranesiyle uyutulmuş...

Anlayacağınız futbolcu kurban olmuş Türkiye’de...

Neden mi?

Çünkü Türkiye’de Profesyonel Futbolcular Derneği’nin Başkanı yabancı sınırlamasının kalktığını, katıldığı bir TV programında karar alındıktan 2 gün sonra öğreniyor.

Çünkü Türkiye’de oyuncular haklarını hukukunu savunmuyor. Savunamıyor demiyorum.

Savunmuyor...

Ve eve ekmek götüremiyorsanız, ve ev pasta, kremalı böreğe alışmışsa daha rezili... Yani baskı altındaysanız, kariyeriniz en fazla 10 yıl sürecekse. Bir sakatlık anında çaresiz kalma riskiyle karşı karşıyaysanız... Sektörde para kazananların oranı yüzde 1’lerdeyse... İyi para kazananların oranı binde birse...

İşte o zaman suça açık olursunuz. Kurban olursunuz... Mafyanın elinde oyuncak olursunuz.
İşte iddianame en çok bunu anlatıyor...

Suçlanan suçluysa da bunu anlatıyor, kimse suçlu değilse de bunu anlatıyor...
İşte aslında durum budur...

Ve durum buyken... Türk futbol tarihinin en önemli 2-3 futbolcusundan biri de, muhtemelen birincisi de TBMM’deyken artık şu sendikayı kurma vaktidir.

Hakan Şükür Türk futbol tarihinin zirvesindedir.

Ama asıl şu sendika işine ön ayak olup gerçeğe dönüşmesinde başrol oynarsa, işte o aman
en önemli golünü atar.

Sendika neye yarar?

1- Spor Toto Süper Lig’in tüm oyuncularının emekliliklerini garanti altına alır. 2. şık yok bu kadarı bile yeter.

Futbolcular “ben 20 yıl sonra ne olurum” ya da sakatlanırsam ne olurum”, “çoluğum çocuğum ne yapar?” diye düşünmezlerse sorun kalmaz. Sendika tüm “gerçek profesyonel futbolcuların” asgari geleceği garantiler.

Böylece şike ihtimali azalır.

Bugünkü alacaklarından bahsetmiyorum dahi.

Özel bir şey yok

İnternet kurtlarındansanız bir süredir acayip telefon kayıtları okuyor olmalısınız. Küfür kafir bir futbol dünyası... Herkes ama herkes birbirinin arkasından konuşuyor. Şaşırıp kendinizce sonuçlar çıkarıyorsunuzdur.

Ama asıl önemlisi şu:

Bu telefon kayıtlarını neden okuyorsunuz? Hakkında takipsizlik kararı verilmiş insanlar. Sevgilileri, eşleri, arkadaşları vs. birileriyle konuşuyorlar. Konuşan iki kişi hakkında da takipsizlik kararı verilmiş. Konu tamamen özel hayat... Ortada suç yok. Hiçbir suç unsuru yok. Peki biz niye okuyoruz bunları? Bu okuduğumuz nedir? Biz bunları neden okuyoruz? Biz bunları nasıl okuyoruz? Bunlar neden ortada dolaşıyor? Bunlar bu davanın zaten kuvvetli olan özüne fayda mı sağlıyor? Yoksa davayı hafifleten bir magazin mi?

Futbolcular yönetsin

Yine aynı terane başladı. “Futboldan gelenler yönetse böyle olmazdı.”

Hangi futboldan gelenler?

Yönetmek bir iştir. Ayrı bir eğitim gerektirir. Teknik direktörlük başka bir meslektir...
Futbolculuk başka bir meslek. Bunların arasında geçişler olabilir tabii. Ama nasıl demir-çelik işçisi ileride, en azından gerekli eğitimi almadan o fabrikanın CEO’su olmuyorsa, futbolcu da hiç bir eğitim almadan futbolu yönetemez.

Bana iş hayatında başarılı olmuş, eğitimini almış 20 kişiden büyük bir işletmeyi 5 yıldan az olmamak kaydıyla yönetebilmiş bir eski futbolcu gösterin, size futbolu yönetebilecek ismi göstereyim...

Havadan sudan

1- Asansör, kapının ağzında durularak beklenmez. Kenarda beklenir. Kapı ağzı boş bırakılır. İçerisi boşalır. Sonra binilir. Aynı şey her türlü kapı için de geçerilidir. Önce dışarı çıkacakların çıkması beklenir.

2- Trafikte emniyet şeridinden gidilmez. Emniyet şeridi, ihtiyaç halinde emniyetli bir bir şekilde durmak için vardır.

3- Çıkamayacağın kavşağa girilmez. Yeşil yanıyor olması sana geçme hakkı vermez. Gireceğin yolun serbest olduğunu kontrol etmen gerekir.

Eğer başkasının yolunu keseceksen yeşil yansa da geçemezsin...

4- Yol göbeğin içindeki aracındır. Göbeğe girmeden önce dönen var mı diye bakılır. Sonra girilir. Bu sene bu kurallara uyun... Emin olun Türkiye değişir...

Emre'nin veliahtı!



5 Ocak’ta açılacak transfer sezonu öncesi, Eskişehirspor’lu Alper Potuk ve kulübüyle her konuda anlaşan Sarı-Lacivertliler, 20 yaşındaki futbolcudan uzun süre faydalanmayı hedefliyor. Takımın başına geçtiği günden bu yana, transfer politikasını, kadroyu gençleştirmek üzerine kuran Aykut Kocaman, Alper transferiyle sezon sonunda sözleşmesi sona erecek futbolcuları da dikkate aldığını gösterdi. Çünkü 2012 Haziran’ında Fenerbahçe ile sözleşmesi bitecek 9 oyuncu arasında, Emre Belözoğlu da yer alıyor. Başarılı teknik adamın, orta sahanın göbeğinde ve forvet arkasında da kusursuz oynayabilen Alper’in, 2013 yılında sözleşmesi sona erecek 34 yaşındaki Alex de Souza için de iyi bir alternatif olabileceğini düşündüğü, bu transferde emeği geçen yöneticilere de, “Gelecek için çok iyi bir yatırım yaptık” ifadesini kullandığı bildirildi.





MİNİ YORUM

Sorun yaşamaz...

Alper, daha önce de söylediğim gibi mevkisinin en iyisi. Zaten güçlü bir orta sahası olan Fenerbahçe’nin gücüne güç katar. Bu bölgedeki yaş ortalamasını göz önüne alırsanız, geleceğe dönük iyi bir yatırım. Çünkü Alex’in (34), Emre’nin (31), Selçuk’un (30) ilerleyen yaşı hatta Baroni (28) ve Mehmet Topuz’un (28) yaşlarının 30’lara merdiven dayadığını düşünürseniz, zamanlama olarak doğru bir takviye yapıldığı ortada. Oyunun iki tarafını da oynayabilen yapısıyla ve gençliğiyle Alper Potuk Eskişehirspor’da yakaladığı performansı daha yukarılara taşır diye tahmin ediyorum. Sakin yapısıyla ve oyun disipliniyle bir sorun yaşamaz. Ancak genç yıldızın Fenerbahçe formasının ağırlığını bilmesi ve mental olarak da kendini hazırlaması gerekir. Ayrıca takımdaki abilerin de gereken desteği vermesiyle genç oyuncunun işi çok daha kolaylaşacaktır.

Arroyo Beşiktaş'ta


Beko Basketbol Ligi takımlarından Beşiktaş Milangaz, Carlos Arroyo ile anlaştığını resmen açıkladı.
Siyah-beyazlı kulübün resmi internet sitesinden yapılan açıklamada, Porto Riko doğumlu oyun kurucu mevkiinde görev yapan yıldız basketbolcunun transfer edildiği şu ifadelerle duyuruldu;
"Beşiktaş Milangaz Erkek Basketbol Takımımız, Carlos Arroyo ile anlaştı.
Oyun kurucu mevkiinde oynayan ve 1.88 cm boyunda olan Carlos Arroyo, 30 Temmuz 1979 tarihinde Porto Riko'da doğdu. Profesyonel kariyerine 2001 yılında Toronto Rapters takımında başlayan Arroyo, sırasıyla Denver Nuggets, TAU Cerámica, Utah Jazz, Detroit Pistons, Orlando Magic, Maccabi Tel Aviv BC, Miami Heat ve Boston Celtics takımlarında oynadı. Porto Riko Milli Takımı'nın da vazgeçilmez oyuncularından biri olan Carlos Arroyo, 2004 Olimpiyat Oyunları ve 2006 Dünya Şampiyonası'nda forma giydi.
Yeni transferimiz Carlos Arroyo, lisansı yetiştirilirse Beşiktaş Milangaz Erkek Basketbol Takımımız'ın hafta sonu Anadolu Efes ile oynayacağı karşılaşmada forma giyebilecek.

Terim'in adamları



İmparator, her seferinde devre arasında Türk futbolcu almaktan yana olduğunu söylüyor. Yabancı sınırını düşünerek hareket eden Terim'in son gözdeleri genç, kaliteli ve hesaplı.

1. Mirkan Aydın
Bochum’da oynayan Mirkan Aydın, Galatasaray’ın ilgisini kendi ağzıyla da doğrulamıştı. Almanya’nın yüksek tirajlı gazetelerinden Bild’e konuşan Mirkan, “Galatasaray’ın beni takip ettiğini menacerler vasıtasıyla öğrendim. Uluslararası arenada çok iyi tanınan böylesine büyük bir kulüpte oynamayı çok isterim. Ancak Bochum’un oyuncusuyum ve önce iki kulüp anlaşmalı” demişti. 24 yaşındaki forvet, 1.88 boyunda ve her iki ayağına da oldukça hakim. Güçlü fiziğini, yüksek tekniğiyle süsleyen Mirkan için Cim Bom kısa zaman sonra Bochum’ın kapısını çalacak. Sarı-Kırmızılılar’ın, golcü oyuncu için 1 milyon Euro’luk bir teklif sunacağı iddia edildi.
2. Deniz Yılmaz
Aslan’ın kıskacındaki oyunculardan biri de bir başka gurbetçi Deniz Yılmaz... Mainz’da forma giyen yetenek, ilk olarak Almanya’nın dev ekibi Bayern Münih’de parladı. Geçen yaz Mainz’la anlaşan Deniz, alt yaş kategorilerinde Türk Milli Takımı’nın formasını giydi. 23 yaşında ve 1.80 boyundaki futbolcu, forvet olarak görev yapıyor. Bu transferde Sarı-Kırmızılılar’ın işi daha zor. Ancak cazip bir teklif yapması halinde, Alman ekibinin fikri değişebilir. Çünkü  Mainz, henüz birkaç ay önce kadrosuna kattığı Deniz’den çabuk vazgeçecek gibi gözükmüyor. Bir dönem Gençlerbirliği’nin de Deniz’i takip ettiği, ancak Mainz’ın hızlı davranarak golcü oyuncuyu renklerine bağladığı belirtiliyor.
3. Turgut Doğan Şahin
Ankaragücü’nün 23 yaşındaki yetenekli forvet oyuncusu Turgut Doğan Şahin, Sarı-Kırmızılılar’ın yaklaşık 3 aydır takip ettiği bir futbolcu. Fatih Terim’in mutlaka kadrosunda görmek istediği Turgut için, “Kaliteli bir kumaşa sahip. Böyle bir yetenek doğru çalıştırılırsa Türk futbolu çok şey kazanır” dediği biliniyor. Maddi açıdan oldukça zor günler geçiren Ankaragücü’nde birçok oyuncu ayrıldı. Turgut’un alacakları ödendiği için, başarılı oyuncu bedelsiz olarak ayrılamıyor. Başkent ekibi, Turgut’a 2 milyon Euro bedel biçti. Cim Bom’un ise, 1 milyon Euro’yu şimdiden vermeye hazır olduğu öğrenildi.

Hugo Almeida kalıyor!!!


İsmi İspanya'nın Real Zaragoza takımıyla anılan Hugo Almeida, Beşiktaş'ta kalmak istediğini belirtti..

Siyah-Beyazlılar’la sözleşmesinin devam ettiğini hatırlatan Almeida, “İstenmek güzel... Ancak Beşiktaş’ta mutluyum ve takımımdan ayrılmak istemiyorum. Beşiktaş ile sözleşmem bulunuyor. Ayrıca Avrupa Ligi’nde ve Türkiye’de hedeflerimiz var. Bu amaçları bir kenara itip, ayrılmak istemem” dedi.

Galatasaray'ı ateşe attılar

Pişmanlık duyarak itirafta bulunan Alman Mario Cvrtak’ın İtalyan basınına yansıyan ifadeleri, sarı kırmızılı temsilcimizi de zan altında bırakıyor.



AVRUPA’yı sarsan İtalya’daki ikinci şike dalgası operasyonunda bir itiraf, G.Saray’ı da zan altında bırakıyor.
Almanya’da Bochum Mahkemesi’nden gelen yeni tutanaklarda, pişmanlık duyarak itirafta bulunan futbol organizatörü Mario Cvrtak, “Avrupa kupalarında en az 200 maçta şike yapıldı. Bunlardan biri de G.Saray ile Bellinzona arasında 2008 yılında oynanan UEFA Kupası 1. tur karşılaşmasıdır” diyerek sarı kırmızılı temsilcimizi ateşe attı.

İtalyan basınına yansıyan bilgilere göre, Cremona Savcılığı’na gelen dosyada Singapur’daki müşterek bahis çetesine bağlı olarak çalışan İsviçre’nin Chiasso takımının eski oyuncu Almir Gegiç ve pişmanlık duyarak itirafta bulunan Alman pasaportlu futbol organizatörü Mario Cvrtak’ın açıklamaları Avrupa futbolunu sarsacak iddialarla dolu.

Diğeri D.Zagreb-Domzale maçı
Mario Cvrtak açıklamalarında Şampiyonlar Ligi dahil yıllardır birçok Avrupa kupası karşılaşmasında yönetici, hakem ve futbolcuların şike yaptığını belirterek örnek olarak iki maçı gösterdi. İtirafçı Alman organizatör, G.Saray-Bellinzona eşleşmesindeki bir maçta, ayrıca Dinamo Zagreb-NK Domzale karşılaşmasında şike yapıldığını öne sürdü.

Gizli tutulan 4 sayfalık tutanak
Mario Cvrtak, Singapur’da müşterek bahisleri yürüten Eng Tan Seet’e bağlı olarak çalışan bir Türk – Hırvat şike çetesinin varlığından ve Balkanlar’da faaliyet gösterdiğinden de söz etti. Gizli tutulan 4 sayfalık tutanak için Cremona Savcısı Roberto Di Martini, Bologna Emniyet Müdürü ve “Lets Bet” (Bahse Girelim) operasyonunun cezai kısmını yürüten Bologna Emniyet Müdürü Sergio Lo Presti’yi Noel Tatili sonrası Bochum Mahkemesi’ne fikir alışverişi için gönderme kararı aldı.

Takımdan ayrılan ayrılana

Alacaklarını tahsil edemeyen futbolcular kervanına Murat Duruer de eklendi.


330 bin TL alacağı bulunan Murat Duruer, 21.12.2011 tarihli ihtar süresi 2 gün önce dolmasına rağmen Başkan Sami Altınyuva'nın alacakları ile ilgili hiç bir şey yapmaması üzerine tek taraflı olarak sözleşmesini fesih etti.
Forvet oyuncusu, Başkan'ın sözü üzerine bir müddet daha bekledi ancak olumlu bir gelişme olmayınca, fesih hakkını kullandı ve Ankaragücü'nden ayrılan bir diğer futbolcu oldu. Başkent ekibinde daha önce ; Özgür Çek, Tonia Tsdell, Uğur Uçar ve Theo Weeks ayrılmıştı.